Endometriozis hastaları kullanabilir

Kadınlarda yumurtalık kanserleri jinekolojik kanserler arasında endometrium kanserinden sonra 2. sıklıkla görülür. Ana olarak 3 tip over tümörü vardır, bunlar köken aldığı hücresel kaynağa göre sınıflandırılmıştır:
– Epitelyal tümörler
– Germ hücreli tümörler
– Sex kord stromal tümörler

En sık görülen grup epitelyal over tümörleridir, bunlar daha çok menopoz dönemindeki kadınlarda görülür.

Belirtileri:
Over kanserleri hiçbir belirti vermeyeceği gibi karında şişlik, karında gerginlik, ağrı, kilo kaybı gibi belirtilere neden olabilir. Tümörün barsaklara bası yapmasına bağlı kabızlık meydana gelebilir. Karında şişlik yumurtalıkta çok büyük boyutlara erişmiş bir kitleye bağlı olabileceği gibi karında aşırı miktarda sıvı (asit) birikmesine bağlı da olabilir.

Neden olur? Risk faktörleri?
Aşağıdaki risk faktörlerini taşıyan kadınlarda over kanseri daha sık görülür.
– Erken menarş
– Geç menopoz
– Hiç doğum yapmamış olmak (Nulliparite)
– İnfertilite (Kısırlık)
– Ailesel over kanserleri (HNPC – Lynch sendromu, BRCA mutasyonu)

Teşhis:
Yumurtalık kanserlerinde tanıya yardımcı yöntemler muayene, ultrason, tomografi, MR, kan tahlilleri (tümör belirteçleri, ca 125, ca 19-9, CEA, AFP, BHCG) gibi sıralanabilir. Ancak her kanserde olduğu gibi kesin tanı dokudan örnek alınarak incelenmesi neticesinde konur. Yumurtalık kanseri şüphesinde genellikle ameliyat sırasında alınan parçanın incelenmesi neticesinde kesin tanı konur. Yumurtalıkta bulunan kitlenin veya kistin incelenmesi ameliyat sırasında hızlı patolojik inceleme (frozen) şeklinde olabileceği gibi bu imkanın olmadığı hastanelerde ameliyattan sonra da gerçekleşebilir. Ameliyat sırasında frozen inceleme yapılsa bile parça mutlaka nihai kesin tanının konması için patoloji bölümüne gönderilir. Patoloji uzmanlarınca nihai kesin tanının belirlenmesi genellikle 1-2 hafta içerisinde gerçekleşir ve bu sonuca göre ameliyat dışında ek tedavi gerekiyor mu kararı verilir.

Tedavi ve ameliyat:
Yumurtalık (over) kanserlerinde hastanın ameliyat olmasına engel olan nadir durumlar dışında hemen hemen her zaman ameliyat ilk tedavi yöntemi olarak uygulanır. Ameliyatın amacı yumurtalıklardaki kitlelerin çıkarılması ve karın içerisindeki bütün dokuların gözlenerek, gerekirse bazı dokulardan ve lenf nodlarından örnek alınarak hastalığın yaygınlık derecesini belirlemektir. Yani ameliyat hastalığı hem tedavi edici hem de yaygınlığını, evresini belirleyici amaçla uygulanır. Ameliyat sonrasında alınan parçaların incelenmesi kanserin tipini, evresini belirler ve kemoterapi (ilaç tedavisi) gibi ek tedaviler gerekip gerekmediğine karar verilir.

Sigara ve alkol, uyuşturucu gibi maddeler

ORAL KONTRASEPTİFLER – KESİN VE RÖLATİF KONTRENDİKASYONLAR

Doğum kontrol hapları asla doktor kontrolü olmadan kullanılmaması gereken ilaçlardır. Çünkü bazı durumlarda ciddi yan etkileri olabilmektedir. Doğum kontrol hapı kullanmaya engel bir faktör var mı diye mutlaka doktorunuza danışmalısınız.

Aşağıda doğum kontrol hapı kullanmanın zararlı olabileceği veya kullanırken dikkatli olunması gereken durumlar listelenmiştir:
– Düşük yada kürtajlardan sonra doğum kontrol hapına başlamak için süre geçmesine gerek yoktur, hemen başlanabilir.
– Bütün sigara içenlerde önerilmezken özellikle 35 yaş üzerinde sigara içenler kesinlikle kullanmamalıdır.
– Hipertansiyon (yüksek tansiyon) hastalarında ilk seçenek değildir, ancak kullanılabilecek başka yöntem yoksa kullanılabilir. (Tansiyon yüksekliği kontrol altındaysa ve aşırı yüksek değilse)
– Daha önceki gebeliklerinde tansiyon yüksekliği öyküsü olanlarda şu an tansiyon yükekliği yoksa kullanılabilir.
– Derin ven trombozu (damar tıkanıklığı) olan veya daha önce geçirmiş olanlarda asla kullanılmamalıdır.
– Kalp krizi öyküsü olanlar asla kullanmamalıdır.
– Serebrovasküler olay (beyin damarlarında tıkanıklık, inme) geçirenler asla kullanmamalıdır.
– Trombofili ve antifosfolipid sendromu varlığında kullanılmamalıdır.
– Trombojenik kalp kapak hastalığı olanlarda kesin kontrendikedir.
– Trombojenik kardiyak aritmisi olanlarda kesin kontrendikedir.
– Trigiliserid yüksekliği olanlarda kullanılmamalıdır. (250 üzeri rilatif kontremdike, 750 üzeri kesin kontrendike)
– Migren hastaları: Fokal nörolojik semptomları (aura) yoksa rölatif kontrendikedir, aurali mifrende kesin kontrendikedir.
– Endometriozis hastaları kullanabilir, OKS’nin faydalı etkileri olabilir.
– Over kisti (yumurtalık kisti) olanlar kullanabilir, OKS’nin faydalı etkileri olabilir.
– Rahim ağzında iyi huylu lezyonları olanlar kullanabilir.
– Memede iyi huylu kist ve benzeri kitlesi olanlar kullanabilir.
– Mevcut meme kanserinde kesin kontrendikedir, geçirilmiş meme kanseri öyküsü olanlarda rölatif kontrendikedir..
– Endometrium kanseri hastalarında kesin kontrendikedir.
– Lösemi hastalarında kesin kontrendikedir.
– Hepatoselüler adenom ve malign hepatom kesin kontrendikedir.
– Akut karaciğer hastalığı kesin kontrendikasyondur.
– Myomu olan hastalar kullanabilir ancak nadiren myom boyutunda artmaya sebep olabilir.
– Hipofiz adenomu (prolaktinoma) OKS kullanmaya engel değildir. OKS hipofiz adenomunun büyümesine neden olmaz.

Hamile kalabilmek için

Hamile kalmayı kolaylaştırmak için nelere dikkat edilmesi gerekir? Gebe kalmayı hızlandırmak için uygulanabilecek yöntemler nelerdir? Gebe kalabilmek için neler yapılmalı? Hamile kalabilmek için uygun pozisyonlar nedir? gibi sorular özellikle bir an önce gebe kalmayı isteyen veya bir süre denemelerine rağmen gebelik elde edemeyen çiftlerin merak ettikleri sorulardır.

Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki 12 ay düzenli ilişkiye rağmen hamilelik oluşmaması (35 yaş üzerinde 6 ayda hamilelik oluşmaması) durumunda kısırlık yani infertilite durumundan söz edilir ve bu durumlarda sadece burada bahsedilen önerileri uygulamak vakit kaybına, bunun sonucu olarak da gerekli tedavilerin zorlaşmasına neden olabilir. Bu nedenle kısırlık (infertilite) durumu olan hastalar bunun sebebinin araştırılması ve tedavisi için doktora başvurmalılar,  burada anlatılan ve doktorlarının önerdiği kolaylaştırıcı faktörlere de dikkat etmeliler. Kısırlık durumu söz konusu olmayan, korunmasız ilişki süresi 1 yıldan kısa olan çiftler sadece gebeliği kolaylaştıran önerilerle kendi kendilerine hamile kalmayı deneyebilirler ve 1 yıl sonunda hamilelik oluşmazsa doktorlarına başvurabilirler. 35 yaş üzerinde bu süre 6 aydır çünkü bu yaşlarda geçen her 6 ay bile over rezervi ve hormonal durum açısından önemlidir, vakit geçirmeden hamilelik tedavisi için doktora başvurmak gerekir.

Hamile kalmak için dikkat edilmesi gereken öneriler:
– Öncelikle yumurtlama dönemine yakın zamanlarda ilişkiye girmeye özen göstermek gereklidir. Bu konuda ayrıntılı bilgiye buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz. Buraya tıklayarakotomatik hesaplayıcı ile yumurtlama gününüzü hesaplayabilirsiniz. Yumurtlama gününün tespiti için evde yapılabilen yumurtlama (ovulasyon) testleri de kullanılabilir.
– Haftada 2 veya 3 kere düzenli cinsel ilişki hamilelik şansını arttırmak için yeterlidir. Her gün ilişki olması şansı daha fazla arttırmaz çünkü sperm 3 gün yaşayabilmektedir. Hatta her gün ilişki olması özellikle sperm sayısı az olan erkeklerde spermlerin yeterince birikmeden erkeğin boşalmasını sağlar, bunun yerine 2-3 gün spermlerin birikerek çok sayıda ve hareketli spermlerle ilişkiye girilmesi daha faydalıdır.
– İlişkide erkeğin hemen dışarı çıkma